sevdam.net

Anasayfa | Reklam | İletişim | Üyeler | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfası Yap | sevdam.net

Alfabetik Listeleme

0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z TÜMÜ

Hırs ve Zevk

    Ailem bana her şeyi kuralına göre öğretmişti. Hırsızlığın kötü,yardımın iyi ve birçok şeyin daha da doğrusunu öğretmişti. Ama bu durumun nasıl yaşandığını anlamamıştım. Nasıl olmuştu nasıl değişmiştim??? Bilmiyordum. Ama yaptığımın yanlış olduğunu biliyordum ve affedilmenin zor olduğunu da. Asla geri dönmicektim çünkü her şeyi zaten kaybetmiştim. Kocamı çok sevdiğim insanların karşısındaki direncim kırılmıştı.
    Her şey üniversiteye başladığım yıl olmuştu. Erdem le o yıl tanıştım. Müzik öğrencisi olarak oldukça başarılıydım. Bir çok konserde solo parçalar çalıyor onu yakından inceliyordum. Başarının ne olduğunu biliyordum. Bir gün onunla Büyükadaya gittim. Orda harika zaman geçirdim. Bir taşın üzerine oturduk. Güzel İstanbul un mükemmel manzarasını izliyordum. Ne kadar küçük olsa da binalar onu büyük gösteriyordu. Bana yaklaştığını hissettim ve dudaklarıma kondurduğu tatlı bir duyguyu. Daha önce bu kadar harika bir duyguyla karşılaşmamıştım. Daha önce kimse olmamıştı. 6. sınıftan beri kimse ile çıkmamıştım. Değişik olmuştu. Ona bunu anlattım. Ama o benim kalbini ısıttığımı söyleyen gülümsememe aşık olduğunu söyledi. Ben şaşırmıştım. Aslında onu seviyordum. Ama hayatım da olmasını istediğim farklı biri vardı. Ona hayranlık duyuyordum. Büyük bir tiyatro sanatçısı harika biriydi. 8 yıllık büyük aşkım. Onu tanımak için İstanbul a gelmiştim. Onu tanımak ona yakın olmak için. Öyle bir hayat ki yaşadığımız bize büyük süprizler kuruyor. Bizi anlamsız soruları ile meşkul ediyor. Evet hayattı bu böyle bir hayat.
    İlişkimiz başladığında oldukça sevecen şeyler oluyordu. Ailesiyle tanışmıştım. Onlarla yemek yiyordum. Annesine hem yardım ediyor hem de arkadaş misali konuşuyorduk. Babası çok sevecen bir adamdı. Onun beni çok sevdiğini biliyordum ve gelini olmam için nerdeyse yalvaran gözlerle bana bakıyordu.
    Bir gün Erdem in kuzeniyle tanıştım. Oydu. Hayalini kurduğum kişi. Çok tuhaftı. Usta tiyatrocu bana tek kişilik gösteri yapıyor gibiydi. Benim sahnemde. Dilim tutuldu. Gözlerim sadece ona bakıyordu. Onunla sonunda tanışmıştım. Aşık olduğumu sanıyordum ama aşık olduğum kişi zaten karşımda duruyordu. O da bana bakıyor gözleriyle benim süzüyordu. Hızlıca atan kalbimin sesini duyuyor gibiydi. Heyecanlandım. Ama bana bakarken heyecanım birden durdu. Benden etkilenmişmiydi acaba. Kuzeninin sevgilisinden mi hoşlanmıştı. Nerde bende o şans! Akşam boyunca Erdemin evinde sohbet ettik. Yanımda Erdem olduğundan ona onunla ilgili merak ettiğim milyonlarca sorudan birini bile soramadım. Devamının olmasını istiyordum. Gecenin hiç bitmemesini karşımda oturmasını sesini duymak istiyordum. O kadar yakışıklıydı ki beni büyülüyordu. Bana baktığında sıcak bir gülümseme ile kalbimi çalıyordu. Ne oldu ya! Erdem e. Nereye gitti ona duyduğum aşk? İçimden bir ses `BAKKALA`. Tuhaf. Malesef bitmişti. Gece bitti. Uğur gidiyordu. -Ne yazık durdurun onu ya-
    Rüyalarımda onu görüyordum. Sabaha kadar konuştuğumuzu hiç sıkılmadan beni izlediğini sorduğum her soruya cevap verdiğini ve sevgilin var dediğim de bana gülümseyerek `Sen varsın` dediğini hatırlıyorum.
    Ertesi sabah çok ilginçti. Kapıyı açtığımda karşımda birden Uğur u gördüm. Kapımın önündeydi. –Yuh artık bana nasıl oldu da anlayamadım. Ne kadar içe kapanık bir insanım- Karşı komşummuş .-Bu kadar olur yani- İnanılmazdı. Bana gülümsedi ve “Günaydın” dedi. Bende ona karşılık verdim. Kapının önüne beraber indik ve bana “Hangi okulda okuyorsun. Yoksa çalışıyor musun?” “İTU de kompoziyon bölümünde” “Yani bestecisisin” “Evet” “Bu harika. Artık oynayacağım yeni oyuna beste yaparsın” gülümsüyordu. Bu kadar tatlıydı. Telefonum çalmıştı. Erdem aramıştı. Sabahları arar ona “Kuzeninin karşı dairem de oturduğunu biliyor muydun?”. “Biliyordum” dedi. Neden bana söylememişti. Beni okula bıraktı ve sonra kendi işine gitti. Provası vardı. Başarı kolay kazanılmıyordu. Okulu bitmişti. O 28 ben se henüz 20 yaşındaydım. Aramızda tam 8 yaş vardı ama sanki aynı gün aynı saat aynı saniyede doğmuşuz gibi davranıyordu. Sanki aramızda bir şey olmasını istiyor ama kuzeni yüzünden asla olamayacakmış gibi. O günüm mutlu geçti. Gün boyu onu düşündüm. Derslere artık konsantre olamıyordum. Erdemi unutmuştum sonuçta 8 yıllık aşkım bana gülümsüyordu. Tutkulu olmaya başladı. Yavaş yavaş Erdem le aram açıldı. Ondan soğudumu biliyordum ama onun suçuymuş gibi sürekli onu suçluyordum. Uğur u gördüğümde ise her şey normale dönüyordu. Zaman kendini yeniliyordu. Oldukça uzun zaman geçti. Tırnaklarımla başarının zirvesine tırmanıyordum. Son sınafa gelmiştim. Hala Erdem le çıkıyor Uğur u seviyordum. Erdem e bir şey söyleyemiyordum. Onu da seviyordum Uğur u da. Bu nasıl duygulardı hiç anlamadım. Uğur zamanın dan çalıp bana veriyor Erdem hakkında olumlu şeyler anlatıp beni teselli ediyordu. Ama onunla her konuşmama daha fazla ona tutkuyla bağlanıyordum.
    İngiltere den beni havalara uçuracak bir haber almıştım. Orda Master yapmam için yalvaran bir çok hocam vardı. Gitmelimiydim yoksa kalmalımıydım bilmiyordum. Ama kalbim git dudaklarım kal diyordu. Erdem vardı. Ona sormalıydım o bana doğru yolu gösterirdi. Mutlaka doğru yolu bulmalıydım. Kariyerim için çok büyük bir adımdı. Erdem e sordum ve o bana `sakın gitme sensiz boşluğa düşerim. Kollarım boş kalır. Sıcaklığını hissedemem. Geceleri kalbimi ısıtıcak gülümsemen olmadığından yatağım da sabaha ölü çıkarım.` abartıyordu. Topu topu 1 yıl katlanacaktı. Geri döndüğümde yine onun yanında olucaktım neden izin vermedi. Bu yüzden gitmedim. Kariyerim yarım kaldı. Hayallerimin ortasında köprü paramparça kaldı. Asla tamir etmedi. 2 ay sonra onun için dönüm noktası oldu. O kabul edilmişti. O gitmek için bana soru bile sormadı. Adi herif! Ve gitti. Her şeyi hiçe saydı. Beni bıraktı. Kalbimi paramparça etti. Değermiydi bir erkek için akan gözyaşlarına. Asla ama asla değmedi. Bu tam tersine beni Uğur a daha fazla yaklaştırdı.
    Okuldaki başarım sanat dünyasında mükemmeliyet taşıyordu. Benimle birlikte olmak için can atan milyonlarca erkek vardı. Benim gözümse sadece Uğur u görüyordu. Onunla olmak değerlerimi hiçe saymak daha fazlasını almak istiyordum. Kariyerist biriydim ama tutkulu bir şekilde ona aşıktım.
    Aradan 1 hafta geçti. Erdem beni aradı ve hayatımı mahvettiği için özür diledi. Tam tersine hayat vermişti. Uğur la tanışmamı sağlamıştı. Ben bunun için planlar yapıyordum ama hiç birini uygulamaya koyamamıştım. Onunla en çok tiyatro da tanışmak istemiştim. Ona her türlü soru sorabilirdim ama şimdi merak ettiklerim içimde sandıkta kalmıştı.
    Ertesi gün başarılı insanların katıldığı toplatıda onun yanında oturdum. Benimle fazlasıyla ilgileniyordu. Bu da benim hoşuma gidiyordu. Mini etek giymiştim. Arada sırada onun fark etmesi için frikik veriyordum. Bu fazlasıyla kötüydü. Bana ne olduğunu anlamıyordum ama onu istiyordum –Genelde erkekler kadınlarla birlikte olmak ister-. Arada sırada o da elini masanın altına atıyor yavaşça bacaklarıma dokunduruyordu. Bunu bilerek mi yoksa bilmeden mi yapıyordu bilmiyordum ona nasıl güvene bilirdim o mükemmel bir tiyatrocuydu. Bunu kasıtlı yapmış ve çaktırmıyor olabilirdi. Kulağıma fısıldayarak “Bu gece yanımda oturduğun için çok mutluyum. Seni gördüğümde hayat dolu oluyorum. Bu arada kuzenimle ayrılmanıza gerçekten üzüldüm. Yani o gözlerinden akan yaşa değmez. Biliyorsun bu dünya da kimse için akan yaşlara değmez.” “Biliyorum” “Eğer yanlızsan seni evine bırakim. Hem benim içim rahat eder hem de güvenliğin için en iyisi bu olur.” “Olur.”.
    Yemek bittiğinde elimi nazikçe tutarak bana eşlik etti. Arabasının kapısını açarak bana müsaade etti.-Ne kadar romantikdi.- Arkasından ses geldi. Ve arkadaşının ona söylemek istediği şeyler vardı. Onunla konuştu. O arada bende arabanın sağ aynasını bozdum. Arabaya bindiğinde hemen fark etti. Aynayı bana düzelttirmedi. Kendisi düzelltmek için eğildi. O anda bana o ela gözleriyle bakış attı. Benden süphelendiği belliydi. Ama bana o gözle bakmadı daha çok dudaklarına sıcak bir öpücük istiyor gibiydi. Yavaşça ona yaklaştım ve sadece bir saniye öpebildim. Arkadaşı unuttuğu bir şeyi söylemek için camı tıkladı. İkimizde irkilmiştik. Uğur camın ayarlamaktan vazgeçti ve arkadaşını dinlemeye başladı. Ben o arada içimden daha önce hiç geçirmediğim şeyler geçiriyordum. Hafif göz süzdürerek adama baktım. Konuşması bittiğinde Uğur un arabasının arkasındaki arabasına bindi. Korna çalıyordu. Uğur hafifçe gülümseyerek hızlıca camı yapıyordu. Arabasını çalıştırdı ve bana bir kere dönerek yeniden gülümsedi. Bende ona. Eve geldiğimizde ikimizde de ses çıkmıyordu. Yol boyunca hiçbir kelime konuşmamıştık. Ufacık bir öpücük bizi birbirimizden ayırmışmıydı yoksa o da benim gibi utandığından konuşmuyordu. Asansöre bindik. Katlara tek tek çıkıyorduk. Ben arkama döndüm aynaya bakıyordum. O da yanımda her zaman ki gibi gülümsüyordu. “Çok tatlıydı”dedim. “Efendim?” “Tatlı diyorum çok güzeldi yani.” “Hı…”. Saçlarımı düzeltiyordum. Ve aklımdan beni neden sevsin ki diyordum kendimi asla beğenmezdim ve hayallerimde kurduğum Uğur bu muydu? Bilmiyordum ama sadece bir kez daha onun dudaklarına dokunmak istiyordum. Onların tadını almak istiyordum. Asansörün kapısını açtı ve dışarı çıktı beni orda bıraktı. Neden? Bende kapıyı açtım ve merdive çıkıp biraz oturdum. Sakin kaldım. Eve girmek istemiyordum onunla olmak istiyordum onu öpmek ama o istemiyordu sanırım. Başta istemişti ama şimdi… Düşüncelerime dalmış otururken ışıklar söndü. Ve ve… Kapısını açtı. Önce kapısını açtı sonra ışığı yaktı ve yanıma oturdu. “Benden ne istiyorsun?” “Hiçbir şey” “Yalan söyleme. Beni neden öptün o zaman.” “Ben ben…” konuşamıyordum. Ama sordukça soruyordu sanki beni suçluyordu. Ve son kez bana baktı ve “Seni seviyorum. Yıllarca gelmeni bekledim. Ama sen benden önce kuzenimi sevdin. Ben seni beklerken sen onunla oldun.” Bana kızmış gibiydi. Ama nasıl olurdu beni nasıl tanırdı. Beni nasıl beklerdi. Sorularla doluydu. Ona sormak istediklerimden çok sorularla. Artık düşünmek istemiyordum. Işığı son kez açtım. Çantamın içinden anahtarlarımı çıkardım ve kapıyı açtım. Kapıyı açmamla bir elin beni çekmesi bir oldu. Yeniden dudaklarımda bir sıcaklık hissediyordum. İnanılmaz bir zevkle. Beni öpüyordu. Uğur beni öpüyordu. Bu harika duyguyla ne yapmak istediğimi anlamadım. Ama durmak istemedim. Sadece hissetmek ona sarılmak istiyordum. Dudaklarımdan dudaklarını çekerken burnuma bir öpücük kondurdu ve “Artık ayrılık yok. Seni sevmemi engelleyecek kimse yok. Aramızı aşan zaman yok. Sadece sen ve ben var. Ve bu gece sen istersen sana bakan gözlerim var.” Gülümseyerek ona cevap verdim “Tamam ama bu gece benimle uyursan anlaşırız.” “Sadece uyku aşkım. Sabaha kadar seni izlemek ve gizlenmiş duygular” bana aşkım dedi. Yıllarca hayranlık,tutkulu bir aşk inanılmaz duygular. Zamanı durdurun bu anı sonsuza kadar yaşamak istiyorum.
    Sabah olmuştu. Onun kollarında uyuyordum.Hiç bir şey olmamıştı. Bana dokunmamıştı. Sanırım gerçek aşk olduğunda bu kadar unutulmaz oluyor. Onu uyandırmak istemedim. Yavaşça yataktan çıktım. Önce her zaman ki gibi duş aldım ve kıyafetlerimi giydim. O hala uyuyordu. O kadar tatlıydı ki. Mutfağa gittim. Kahvaltı hazırlıyordum. Birden vücudumu saran kollarını hissettim ve yanağıma sessizce konan tatlı bir öpücüğü. “Günaydın” dedi. Buzdolabının yanındaki sandelyeye oturdu ve dikkatlice beni süzdü. Bakışları beni istiyormuş gibiydi. Artık duygularımız aynıydı. Ama hemen nasıl olmuştu. Ona döndüm ve dün gece bana söylediklerini hatırladım. Beni beklediğini söylemişti. Yoksa benim gibi bir kızı mı bekliyordu. Belki de bu yüzdendi. Aklımdan ona hayran olduğumu söylemek geliyordu ama onu sevdiğim için bunu söylediğimi düşünmesini istemiyordum. Cesaret bularak “Beni beklediğini söyledin bununla ne demek istedin?”. Bana bakışları daha da sıcaklaşmıştı. Gülümseyerek “Bir gün cevabını alacaksın. Ama gün birlikteliğimizin yolları ayrılacak. Belki de bu sorunun cevabını asla öğrenmeyeceksin. Çünkü hayatının sonuna kadar yanımda olacaksın. Bu sorunun cevabını ancak bizim ilişkimiz yanıtlayabilir.” Ona olan bakışlarım değişmişti. Aklımı karıştırıyordu. Ya rol yapıyordu ya da gerçekten bana delicesine aşıktı. Elbette ki ikinci şık daha çok hoşuma gidiyordu. Yıllarca istediğim şey gerçek olmuştu beni seviyordu. Ve onunla ilgili her şey beni mutlu ediyordu.
    O sabah beraber kahvaltı yaptık ve onun provaları olduğundan işine gitti. Benimde okula gitmem gerekiyordu. Her şeye konsantre olabiliyordum. Kalbim daha hızlı çarpıyor çaldığım parçalar benden fazla etkileniyor piyanonun tuşları adeta dans ediyorlardı. Sabahtan akşama kadar okulda çalıştım. Derslerimin bazılarını hiçe saydım ve sürekli çalıştım. Şimdi daha çok başarı istiyordum. Hayallerim büyüklüğündeki başarıyı. Çalıştıkça kendime olan güvenim artıyordu. Müzik nankördü. Çalışmadığın an seni şutlardı. Bu yüzden en az 6 saat çalışmak gerekirdi. Zamanım her anını müzikte geçiriyordum. Akşam üstü olmuştu. Benim parmaklarım uyuşuyordu. Ama yine de azimle çalışıyordum. Uğur o zamana kadar beni aramadı. Provaların ne kadar uzun ve yorucu olduğunu biliyordum bu yüzden de ona asla kızmadım. Beni aramamasının sebebleri vardı. Mazeretliydi. Bir anda gözlerimin karardığını farkettim. Biri gözlerimi kapatmıştı. İlk Murat olduğundan şüphelendim. O böyle şakalar yapmaktan hoşlanırdı. Benim en yakın arkadaşımdı. Fazla çalışmama izin vermezdi. Sağlımı düşünürdü. Çok tatlı bir ses duydum bu oydu. Uğur. Benim için mi gelmişti? -Harika.- “Güzel kızlar bu kadar çok çalışır mı?Ona sessizce “Evet” dedim. Ellerini gözlerimden çekmeden “O zaman sen sadık olanlarındansın. Genelde güzelliklerini kullanarak erkekleri peşlerinden koştururlar.” Gülüyordum. Eğlenceliydi. Ama elleri hala gözlerimdeydi. Gözlerim acımaya başlamıştı. Ellerini çekti ve eğilerek beni dudaklarımdan öptü.

Detaylar

  • FaceBook'ta paylaş
  • FaceBook ta paylaş
  • Ekleyen : filiz
  • Okunma Sayısı : 12256
  • Yorum : 0
  • Tarih : 05.08.2008
  • Sonraki Siir:
  • Olmaliydi
reklam

Etiketler:

Yorumlar Yorumlar Yorum Ekle

Bu siire yorum yapılmamış yada yapılan yorumlar onay bekliyor.!

Facebook'ta bizi bulun