sevdam.net

Anasayfa | Reklam | İletişim | Üyeler | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfası Yap | sevdam.net

Alfabetik Listeleme

0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z TÜMÜ

Geçmiş,gelecek ve Aşk

    Sayısız yargısız infazların arasından seçilmişti bu da.Adalet sistemi ``suç`` saymıştı aşkı.Sokak arası tezgahlarındaki mallar kadar ucuzdu aşk.Kapış kapış satılıyor diye gözlere batmıştı!Hapse düşmedi;ama sürgüne yollandı.Sahra Çölü`nden tut,Grönland Adası`na kadar dolaştı durdu.İnfazdı işte,insaf yoktu.Kalleş bir pusuda delik deşik olmak ta vardı,doğan güneşle birlikte aydınlığa çıkmakta;isyan edemezdi bu yüzden.
    Hazanla bahar arasında bir seçim yapmak zorunda kalsaydı,hazan derdi hiç kuşkusuz.Onun mevsimiydi çünkü.Hazan,aşk mevsimiydi.Herkes bahar sanardı;oysa hazandı.Yaprak dökümünü severdi aşk,güneş uzaktan bakardı dünyaya.O sürgünlerde kaç kişinin kapısını çalmıştı kimbilir.Kaç kişiyi oynamıştı kalabalık senaryolarda,kaç kişilik ölmüş ya da kaç kişilik dirilmişti?Göze almıştı yaşanacakları.Ruh ikizlerini kavuşturmak için elinden geleni yapıyordu St.Valentine`in anısına.Aslolan sevgiydi herşeyden çok,sevenler korunmasızlardı.Minik bir serçe kadar savunmasızlardı.Alaca karanlıklarda yastıkların ıslanması kimin suçuydu?Kendi kimliğinden çıkıp başkası olmak nasıl bir duyguydu?
    Vatanı için canını vermeye hazır bir asker kadar cesur,sevgilinin gözlerine bakamayacak kadar utangaçtı aşk.Konuşulunca boyun eğilir,gözler nemlenirdi.Boynu toğrağa dönük kardelenlere mi özenilirdi ne?!Demir parmaklık misali aralara örülen duvarlar boğardı.Kırmızıydı rengi aşkın.Çöldeyken erimiş,buharlarmış ve Tanrı`ya gider gibi gökyüzüne yükselmişti.Kaçıncı çırpınıştı bu?Umutsuzluğun hazzı üzüntüden kavurmuştu bedenleri.Su arayan bir zavallı gibi çaresizdi.Ya da dudakları morartmıştı soğuk,elleri koyup-ısıtacak bir yer yoktu.Ne başını yaslayacak bir omuz,ne dalabileceğin bir çift engin deniz...Bir parça ateş bile yoktu.Serzenişlerin getirdiği bir mutsuzluk perdesinden ibaretti bu da.Tükenen umutlar geri gelirmiydi?
    Keder onun en iyi arkadaşıydı.Haince aldatmayı,ağlatmayı içinde taşırdı keder.Onları dışa vurmak istemezdi;ama insanoğlu sırf egosunu tatmin etmek için oynardı bu oyunu.Çılgınlık ta vardı aşkın yanında.O da insanoğlunun sevdiği için yapabileceği aykırılıkları taşırdı.Bu aykırılıklar aşka farklı bir mutluluk veriyordu;çünkü çılgınlık onun bir yansımasıydı.
    Önüne çıkan taşları tekmelemek te bir seçenekti,yok olacakları günü beklemek te...
    Giderken ``Ben gidiyorum`` deyip bir anda yürekten çıkıp gitmek mi,yoksa sessiz sedasız kimsenin ruhu duymadan gitmekmiydi doğru olan?Eğer amaç terketmekse;nasıl terketmek?Zevk mi verir insana aşkı fırlatıp bir köşeye itmek?
    Aşkın yeri kalplerdir,soğuk bir köşe değil.Hangi kalp elinin tersiyle itebilir ki onu,hangi beden kıyabilir ki?!Kalplerde yıkanarak arınır kirlerinden.Yitik hayaller yerinde kalsın farketmez,keder taşır onları.Aşkı bestesi yapılmamış bir şarkı sözü gibi yaşayanlar,gözlerinin önlerindekileri ne kadar süre göremezler ki?
    Boyunlara yağlı urgan değil de aşk ağrısı asmak en tatlı günah.Gözlerin kısılarak uzaklara bakılması,kalplerdeki yıkımları asla dindirmez.Aşk yalanlarla boğuşurken bile ``yardım edin`` demez,diyemez.Yaşamın karmaşık labirentlerinde yalnız kalmayı,yol aramayı bilir çünkü,göze alır.
    Söylenecek son cümleler dudaklarda düğümlenince,sevgilinin nefesi eriyip giderken bir tek aşk görür gözlerdeki yaşları.Çöllerden,kara bulutların gezdiği bir iklime terfi edince bir kıvılcım doğar içinde.
    Bu kıvılcım nedir,nedendir bilinmez ve kocaman bir alev oluncaya kadar farkedilmez.Gözlerde parlamaya hazır bir edayla gösterir kendini sonra.
    Güneş doğmaz orada,yağmurlar yaşatır günü.Zehirli güllerin dikenleri batsa da eline,sesini çıkarmaz aşk.Kendi ülkesinde yaşamak,yaşatmak varken sürgünlerde savaşır;ama içerlemez.Çünkü bilir,bir yerlerde sevgililerin kavuşacağını bilir.Aşk kazanacaktır yine.
    Sihiri dağılmıştır tüm dünyaya.O sokak arası tezgahları devrilir.Gerçekten sevenler yaşayabilirler onu ve çırılçıplak kalıncaya kadar soyunurlar,tüm benlikleriyle kabul ederler birbirlerini.Aşkın ülkesine doğrudur adımları...
    Kırık aynaları gökyüzüne tuttuklarında bulutlar geri çekilir,gece vakti yıldızlar alır bulutların yerini ve o en güzel günde,en güzel yıldız kayar uzak sevgililer için...Herkes sevdiğini diler.Sular çekilir.Gün doğarken sahiller dolup taşar gözlerinden sevdiğine kavuşmanın verdiği heyecan akarak,kollarını inanılmaz bir sevinçle alıp içine sokuverecek görüntüsüyle koşan sevgililerle.Güneş`in doğuş yeri kavuşma noktasıdır.Tutku,mutluluk olup akar bedenlerden.Kollar çoktan bulmuştur birbirini,kuşlar cıvıldaşır,yosun kokusu sarar havayı ve aşk karşı kıyıdan el sallar onlara ``İşte Aşk`ın gerçek değerleri`` dercesine...!

Detaylar

  • FaceBook'ta paylaş
  • FaceBook ta paylaş
  • Ekleyen : filiz
  • Okunma Sayısı : 1697
  • Yorum : 0
  • Tarih : 05.08.2008
  • Sonraki Siir:
  • Neleri Sevdi Bu Yurek
reklam

Etiketler:

Yorumlar Yorumlar Yorum Ekle

Bu siire yorum yapılmamış yada yapılan yorumlar onay bekliyor.!

Facebook'ta bizi bulun