sevdam.net

Anasayfa | Reklam | İletişim | Üyeler | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfası Yap | sevdam.net

Alfabetik Listeleme

0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z TÜMÜ

Ben Değil Gözlerim Arıyor

    Her yola çıktığında yaptığı gibi ayağına aldığı taşı tekmeleye tekmeleye işin yolunu tuttu. Taşla oynarken yolun nasıl geçtiğini anlamıyordu. Onun içinde kafasını kaldırmadan kendisini iş yerinin kapısında buluveriyordu. Sanki taşta, ayakları da gideceği yolu iyice ezberlemişti.
    Bir akşam üstü iş çıkışı ayağının ucuna taş yerine kutu takmış tekmeleyip yoluna devam ediyordu, kutu sekip te yönünü değiştirince taşların çizdiği yoldan yıllarca gitmenin ona bir şey kazandırmadığını düşünerek plastik kutunun arkasına takıldı. O vurdu kutu gitti ama kutu taşlar gibi sessiz değildi. Bir yandan da rahatsız olan var mı diye etrafı süzüyor ama istifini bozmadan kutunun çizdiği yola devam ediyordu.
    Bir ara ayağından kutuyu kaçırdı. Kutu sanki yorulmuş, yola devam etmek istemezcesine etrafında yön çiziyordu. İyice öfkelenmiş ama kutunun onu bırakmasına izin vermezcesine gelmesi için mücadele veriyordu. Ayağı ile çeviremeyince kutuyu eline aldı, tam o sırada pencereden bir kızın onu izlediğini fark etti. Ne bakıyorsun dercesine eliyle işaret etti. Kız hiç istifini bozmadı. O da kutusunu önüne takarak yoluna kaldığı yerden devam etti. Ertesi sabah kapının önünde bıraktığı kutusu duruyordu. Yine kutuyu önüne takarak taşlarının değil, yeni yol arkadaşı kutusunun yoluna devam etti. Dünkü kız yine pencereceydi, bu kez aldırmadan geçti.
    Akşam iş çıkışı kutusunu bulamadı, yine eski sadık dostu taşlara kaldı. Ama taşlarının yolundan değil, kutusunun yolundan ilerliyordu. Her niye ise geçerken kızın olduğu pencereye bakamadan geçemiyordu. Evet kız yine oradaydı. Kızın hiç çekici bir yanı yoktu, saçlarının uzunluğu camdan belli oluyordu ama bakımsız at kuyruğu gibi, üstelikte karma karışıktı. Asık suratlı sevimsiz bir hali vardı. Bakınca mezar görmüş gibi insanı ürkütücü bir hali vardı. Ama sabah akşam oradan geçerken gözlerini cama bakmaktan alamıyordu.
    Yine oradan geçiyordu, bu kez gözlerini esir mahkumu gibi zaptetmişti. Hızlı adımlarla bakmadan geçtim derken, meraktan kafasını çevirip gözlerini serbest bıraktı. Kız yoktu! Neredeydi? Niye camda değildi? Düşündüğü endişenin saçmalığından sıyrılıp mecbur mu beni beklemeye dedi.
    İki üç haftadır aynı mahalleden geçmesine ve cama ısrarla bakmasına rağmen kız camda yoktu. Her niye ise merak etmişti, oradan geçerken gözleri kızı arıyordu. Kapıyı çalsa ne diyebilirdi ki, adını bile bilmiyordu. Fakat gözlerine bunu anlatamıyordu. Kızın neden cama çıkmadığını öğrenmenin bir yolu olmalıydı, ne derlerse desinler umurunda değildi. Acaba onun bakmasından mı rahatsız olmuştu. Bunu bilmeliydi.
    Yolun kenarında oynayan çocukların arasına daldı. Evi göstererek, o evde sürekli cam da oturan bir kız vardı. Evde değiller mi? Diye sordu.
    Çocukların kimisi şekerden, kimisi olur mu oğlum, sigaradan dolayı kollarını ve bacaklarını kesmişlerdi, dedi. Bir başka çocukta, o abla zaten hastaydı ve doğuştan gözleri de görmüyordu. Ama görüyor gibi camda oturuyordu, üç dört hafta önce de öldü.

Detaylar

  • FaceBook'ta paylaş
  • FaceBook ta paylaş
  • Ekleyen : filiz
  • Okunma Sayısı : 1570
  • Yorum : 0
  • Tarih : 05.08.2008
  • Sonraki Siir:
  • Kerem İle Aslı
reklam

Etiketler:

Yorumlar Yorumlar Yorum Ekle

Bu siire yorum yapılmamış yada yapılan yorumlar onay bekliyor.!

Facebook'ta bizi bulun